1. Okul müdür yardımcılığı görevinizle hakemlik kariyeriniz nasıl başladı, bu iki yol nasıl kesişti?
Hakemlik kariyerim 2008’de memleketim olan Elazığ’da başladı. Fırat Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan bir hakem hocamız beni bu işe yönlendirdi ve yaklaşık 17 yıl boyunca hakemlik yaptım. Bu süreçte sayısız profesyonel maçta düdük çaldım. 2019 yılında eşimin ataması sebebiyle Erzurum’a geldim. 2023 yılında okulumuzda beden eğitimi öğretmeni olarak göreve başladım. 2024 yılında ise müdürlerimizin takdiriyle okul müdür yardımcılığı görevine getirildim.
2. Hakemliğin size kazandırdığı en önemli kişisel ve mesleki beceriler neler oldu?
Hakemliğin bana kazandırdığı en önemli özellik sabırlı olmak ve insanlarla daha iyi iletişim kurabilmek oldu. Mesleğimde ise öğrencilerin yapmış olduğu ve yapabileceği davranışları önceden sezerek önlem almama yardımcı oldu.
3. Sahada karar verirken yaşadığınız baskıyla okul yöneticiliğinde aldığınız kararlar arasında benzerlikler var mı?
Çok büyük benzerlikler olduğunu söyleyemem. Sahada doğru ya da yanlış anında karar vermek zorundasınız. Ancak yöneticilikte ölçüp tarttıktan sonra doğru karara ulaşmak gerekir. Tek benzerlik, yorum yapmadan doğruyu bulmaya çalışmak diyebilirim.
4. Hakemlikte adalet duygusu çok önemli. Bu anlayış okul yönetimine nasıl yansıyor?
Evet, hakem demek adalet dağıtan demektir. Sahada her iki takıma da adaletli davranılmalıdır. Bu yöneticilikte de böyledir. Bir karar verirken tek taraflı davranılırsa adaletten söz edilemez. Bu yüzden iyi bir yönetici iki tarafı da düşünerek adil davranmalıdır. Hakemliğin bana kattığı en değerli şey adalet oldu. Adaletin olmadığı yerde ne başarı olur ne de huzur.
5. Unutamadığınız bir hakemlik anınızı paylaşır mısınız?
O kadar çok anı birikti ki… Ama en çok aklımda kalan, verdiğim bir karar sonrası bir futbolcunun “hocam çocuklarımın üzerine yemin ederim” demesi ve sonradan evli bile olmadığını öğrenmem oldu. O an çok gülmüştüm.
6. Spor ve hakemlik öğrencilerimize hangi değerleri kazandırır?
Bence her çocuk bir branşla ilgilenmeli. Spor hem ruhen hem bedenen birçok fayda sağlıyor. Aynı zamanda çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan ve kötü ortamlardan uzak tutuyor, hatta meslek sahibi olmalarına bile katkı sağlıyor. Hakemlik ise insana gerçekten çok şey katıyor; en önemlisi adalet ve saygıyı öğretiyor.
7. Yoğun okul temposunda hakemlik yapmak zor oluyor mu?
Elbette zorlukları var ama bir işi severek yapıyorsanız, o iş size zorluktan çok keyif verir. Bu yüzden bir işi yaparken sevmek çok önemli. Ben sevdiğim için çok da zorlanmıyorum.
8. Hakemlikte sizi en çok motive eden unsur nedir?
En çok motive eden yine kendim oldum. Kendi kendimi motive etmek beni daha çok güçlendirdi. Kendime hep güvendim, tek motivasyonum buydu.
9. Tarafsızlık ile empati arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Birbirine çok yakın kavramlar. Okulda bir olaya yaklaşırken “ben olsaydım nasıl davranırdım” diye düşündüğüm anda çözüm daha kolay oluyor. Sahada da yorgunluktan itiraz eden bir futbolcuya bakarken, “ben olsam ben de böyle davranırdım” diyebiliyorsunuz.
10. Spora ilgi duyan öğrencilerimize ne tavsiye edersiniz?
Hangi spor dalı olursa olsun, önce zevk almalarını tavsiye ederim. Sporcu gibi davranmalarını ve sporcu ahlakıyla hareket etmelerini isterim. Çünkü sporcu her zaman hayata pozitif bakan, düzenli ve ahlaklı yaşayan kişidir. Topluma örnek olmalıdır.
11. Hakemlik stresle başa çıkma konusunda size ne kattı?
Stres hayatın bir gerçeği. Hakemliğin bana kattığı en büyük değerlerden biri stresli ortamlarda karar verebilmek ve stresi yönetebilmek oldu. Bu alışkanlık özel hayatımda da stresin benim elimde olduğunu öğretti. İnsan isterse stresini yönetebilir.
12. Sporun okul başarısına etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Spor yapan her birey ruhen rahatladığı için eğitimde de daha başarılı olur. Sporcu başarı istiyorsa okulunda ve derslerinde de başarılı olmak zorundadır. Sadece sporda ya da sadece derste başarı, büyük başarıların önünde engel olabilir. Çünkü başarılı sporcular genellikle okulunda da başarılı olan öğrencilerden çıkar.
13. Eleştirilerle nasıl başa çıkıyorsunuz?
Eleştiri almaktan hiç korkmadım. Aksine beni daha çok motive etti. Eleştirildiğim her yönümü düzeltmek için elimden geleni yaptım. Eleştirilere kulağımı tıkayarak değil, kulak vererek üstesinden geldim.
14. Geleceğe dair hedefleriniz neler?
Hakemlik benim için bir yaşam tarzı ve bir tutku oldu. İlerleyen yıllarda elimden geldiğince genç hakemlere ve öğrencilere deneyimlerimi aktarmak, yol göstermek isterim.
15. Son olarak öğrencilerimize vermek istediğiniz mesaj nedir?
Ben her zaman adaletten, düzenden, arkadaşlıktan, dostluktan ve samimiyetten yanayım. Öğrencilerime şunu söylemek isterim: Her şey olabiliriz ama önce insan olalım. Saygılı ve merhametli olalım ki merhametli kuşaklar yetiştirebilelim. Teşekkür ederim.
